Savunma mekanizmaları

 

SAVUNMA MEKANİZMALARI


İnsanın yaşamı zorluklarla doludur. Hiç kimsenin bütün istedikleri, zamanında yerine gelmez. Zaman zaman çatışmalar, düş kırıklıkları yaşarız. Çeşitli engellenmelerle karşılaşılabilir ve savaşmak gerekir. Dıştan ve içten gelen stres nedenleri insanı gerginleştirir. Bütün bu gerginlikler insanın beden ve ruh sağlığını tehdit eder. Eğer yaşanılan sıkıntı ve gerginlikler büyükse ve uzun sürüyorsa sağlığın bozulması kaçınılmazdır. Fakat birçok insanın şaşırtıcı şekilde bu gerginliklere dayanabildiği ve sağlığını koruduğunu görmekteyiz. Acaba nasıl oluyor da onca düş kırıklığına ve gerginliğe karşın bu insanlar sağlıklarını korumayı başarıyorlar? Bu sorunun yanıtı, bu insanların bilinçli ya da bilinçsiz olarak kullandıkları savunma mekanizmalarıdır. "Kedi ulaşamadığı ciğere pis der." sözü, Türk toplumunda sıkça kullanılan bir savunma mekanizmasına örnektir.
Bireyin çatışma ve engellenmelerle karşılaştığında yaşadığı gerginliği hafifletmek için bilinçli ya da bilinçsiz olarak kullandığı davranış, duygu ve düşünce biçimini içeren mekanizmalara savunma mekanizmaları denir.

Savunma mekanizmaları, çatışma ve engellemelerin yarattığı gerginliği hafifletir. İsteklerin gerçek tatmininin verdiği doyumu vermese de insanın rahatlamasını sağlar. Her insan bir ya da birkaç savunma mekanizmasını kullanır.

Savunma mekanizmaları çok çeşitlidir:

Düş kurma: Gerçek yaşamda doyuma ulaşamayan ihtiyaç ve güdülerin hayal aleminde gerçekleştirilmesi ile oluşan savunma mekanizmasına düş kurma adı verilir. Böylece insan, biraz rahatlar. Kent yaşamından bunalan bir insan kendisini bir ormanda gezinti yaparken hayal eder. Müziğe aşırı ilgi duyan yeteneksiz bir insan, hayalinde kendisini ünlü bir müzisyen olarak düşünür.

Hayal kurma; aşırı kullanılmazsa, gerginliğin giderilmesi ve kişiye çalışmak için hedef gösterilmesi açısından yararlı bir mekanizmadır. Fakat, aşırıya gidilecek olursa bireyin kendisini hayal alemine kaptırması ve gerçeklerden koparması gibi bir durum ortaya çıkabilir.

Bastırma (repression): Doyurulmamış ihtiyaç ya da güdülerin yol açtığı rahatsızlığı, görmezlikten gelmeye, yokmuş gibi davranmaya bastırma denir. Bu mekanizma ile olumsuz duygular bilinçaltına itilmiştir. Bir sıkıntının her an bilinçte kalması, bireyi çok rahatsız eder. O nedenle birey, açığa çıkmasını istemediği bu duyguları inkar eder. Başından geçen kaza nedeni ile sıkıntılı anlar yaşayan bir insan, bu olayı hatırlamaktan rahatsız olur. Bilinç dışına itilen kaza olayı hatırlanmaz. Ancak, bu olayla ilgili duygular yok olmaz. Bireyin günlük davranışlarını etkilemeye devam eder. Konuşurken "kara" kelimesi yerine dil sürçmesi ile "kaza" kelimesini söylemesi bastırılmış olayın bilince çıkmasına örnektir.
Mantığa bürünme (rasyonalizasyon): Bireyin bir isteğine ulaşamaması durumunda, akla uygun bahaneler göstererek yaşadığı düş kırıklığı ve gerginliği hafifletmesi, mantığa bürünme türünden savunma mekanizmasıdır. İsteklerine ulaşamayan birey, bu başarısızlığını makul gösterecek bir neden bulur. Böylece mantığa uygun nedenler göstererek, kendini haklı çıkarmaya çalışır. Girdiği sınavda başarısız olan bir öğrencinin, bu dersin kendisi için gerekli olmadığını ve bilerek çalışmadığını söylemesi, mantığa bürünmedir. Aslında başarısızlığı nedeniyle üzülen öğrenci, kısmen mantıklı bir neden bularak kendini savunur. Böylece duyduğu üzüntüyü hafifletir.

Yansıtma (projection):
Yansıtma savunma mekanizması iki şekilde kullanılır:

1- İnsanların kendilerinde gördükleri bazı kusurları vardır. İnsanlar, toplumun da beğenmediği bu özelliklerinden dolayı üzüntü duyarlar. Onları rahatsız eden bu özelliğin başka insanlarda olduğunu söyleyerek bu özelliği kötülerler. Kopya çeken bir öğrencinin "Kopya çekiyor" diyerek arkadaşını yermesi, yansıtma mekanizmasıdır. Böylece, kopya çektiği için kendisine olan saygısı azalan öğrenci bu özelliği arkadaşı üzerinde yererek rahatlamış olur.
2- Amacına ulaşamayan bireyin, kendi başarısızlığının kabahatini (nedenini) başka insan ve olaylarda araması da yansıtmadır. Böylece başarısızlık nedeni ile yaşanan olumsuz duygular başka bir hedefe yansıtılmış olur. Pişirdiği yemek lezzetli olmayan ev hanımının, kasabın kötü et verdiğini söylemesi, maçı kaybeden takımın taraftarlarının, saha kötü olduğu için başarılı olamadıklarını söylemesi
yansıtma mekanizmasına örnektir.

Ödünleme (compensation): İnsanlarda bulunan üstün olma isteği, bu savunma mekanizmasına yol açar. Yaşamında beğenilme ve üstün olma isteği çeşitli nedenlerle doyurulmamış birey, başka bir alanda aşırı çaba göstererek bu isteğini doyurmaya çalışır. Okulda başarısız olan bir öğrencinin sosyal etkinliklerde kendini göstererek çevresinin beğenisini toplamaya çalışması ödünlemedir. İkinci alanda elde edilen başarının verdiği doyum, birincisi kadar olmaz. Ancak, birinciyi elde edememenin gerginliğini hafifletir.
Yüceltme (sublimation): Doyurulmamış güdüler bireyi, toplumca beğenilen etkinliklere yöneltiyorsa yüceltme mekanizması ortaya çıkar. Sevdiği kızla evlenemeyen genç, bu durumuna çok üzülür. Fakat üzüntüsünü açıkça ifade etmez. Duygularını, şiir yazarak gösterir. Şiirleri ile toplumda beğeni kazanır. Bir alanda doyurulmamış olan güdü, sanat ya da spor gibi başka bir alanda doyurulmuş olur. Yüceltme savunma mekanizması, insanı daima olumlu etkinliklere yöneltir. O nedenle, ne kadar çok kullanılırsa o kadar yararlı olan bir mekanizmadır. Bu özelliği ile ödünleme mekanizmasından ayrılır.
Özdeşim kurma (identification): Birey, karşılaştığı engellenmeler sonunda istediği başarıya ulaşamamış olabilir. Hayal kırıklıkları yaşamış olabilir. Bunların sonunda birey, kendine olan saygısını ve güvenini kaybeder. Bireyin beğendiği, başarılı bulduğu bir kişi ya da saygınlık ve güç simgesi olan bir kurumla kendini bir sayması, onun öz güvenini kazanmasına yardım eder. Bu duruma özdeşim kurma adı verilir. Kendine yeterince güvenmeyen, hayatta istediği yere ulaşamamış bir insanın bir futbol takımı ile özdeşim kurması, onun kendilik değerini artırmasını sağlar. Gençlerin, ünlü bir pop şarkıcısı ile özdeşim kurmaları sonucu onun gibi giyinmeleri, saçlarını taramaları sıkça görülen bir durumdur.
Yön değiştirme: Bireyin yaşadığı duygular, gerçek kaynağa yöneltilemediği zaman, başka bir yönde dışa vurulabilir. Halk arasında söylenen "Eşeğini dövemeyen, semerini döver." sözü, bu savunma mekanizmasını anlatmaktadır. İş yerinde müşterisine kızan satıcı, bu kızgınlığını müşteriye gösteremez. Eve gidince, karısına kızıp öfkelenerek içindeki duygulan karısına yöneltmiş olur. Bu savunma mekanizmalarından başka, Polyanna davranışı, karşıt tepki geliştirme, gerileme, yok sayma(inkar) gibi daha başka savunma mekanizmaları da vardır. İnsanlar genellikle aynı savunma mekanizmalarını kullanırlar.

SAVUNMA MEKANİZMALARININ RUH SAĞLIĞININ KORUNMASINDAKİ GÖREVİ

Stres, insanın yaşamında bir gerginlik nedenidir. Stres nedeniyle hem bedensel hem de psikolojik hastalıkların ortaya çıktığı bilinmektedir. Yine yaşanan çatışma ve engellenmeler, gerginlik yaratmaktadır. Savunma mekanizmaları gerçek bir doyum sağlamasalar bile bu gerginliği hafifletirler. Böylece, beden ve ruh sağlığını koruyucu etki yaparlar. Her insan, bu mekanizmaların birini ya da daha fazlasını kullanır. Fakat, yüceltme mekanizması hariç, diğerleri çok sık kullanıldığı zaman, insanın gerçeklerden kopmasına ve ruh sağlığının bozulmasına neden olabilir. Örneğin, hayal kurma mekanizması kısa süreli olduğunda insanı rahatlatır. Fakat, aşırı kullanıldığında bireyin hayal aleminde yaşamasına neden olur. Gerçek yaşamdan kopmaya başlayan insan, günlük yaşamla ilgili problemlerini çözerken yanlış düşünmeye başlar. Oysa yüceltme mekanizmasını kullanan birey, kendisi ve toplum için yararlı etkinlikler de bulunur.

RUH SAĞLIĞININ KORUNMASI

Her insan, sağlıklı ve mutlu yaşamak ister. Acaba ruh sağlığı neden bozulur? Ruh sağlığını korumak için bireyin yapabileceği şeyler var mıdır? Bu soruların yanıtlarını verdiğimiz zaman, sağlıklı bir yaşam için önemli bir adım atmış oluruz. Stresli bir yaşam, ruh sağlığının bozulmasında etkili bir faktördür. Ruh sağlığının korunması için stresle baş etmeyi bilmek gereklidir.

Stresle başa çıkma

İnsanlar ister bilinçli olsun, ister bilinçsiz, stres durumlarıyla karşılaşınca bu durumla baş etmek için bazı yöntemlere başvururlar. Ancak, bu yöntemlerden bazıları, stresi kontrol etmede etkili olurken bazılarının olumlu bir etkisi görülmez. Bunun yanında, bu yöntemlerin stresi artırıcı etkisi vardır.

STRESLE BAŞ ETMEDE ETKİN YÖNTEMLER

BEDENE YÖNELİK YÖNTEMLER

I- Beslenme alışkanlıkları: İyi ve dengeli beslenme, sağlıklı yaşamanın koşuludur. C ve B kompleks vitaminlerinin düzenli alınması, stresle baş etmede kişiyi daha güçlü kılar.

Aynı günde içilen çay, kahve, kakao ve kolalı içecekler, uyarıcı içeren maddelerdir. Bu maddelerin ölçülü kullanılması gerekir.

Bireyin strese yatkın hale gelmemesi için, beslenme alışkanlığında tuz ve şekere az yer vermesi gerekir.

II- Egzersiz: İnsan vücudu hareketli bir yaşam için programlanmıştır. Düzenli yapılan egzersiz, stresi kontrol etmede etkilidir.

III- Gevşeme (meditasyon-biyolojik geribildirim): Doğru nefes alma ve gevşemeyi öğrenme, öncelikle insanın kendisini rahat hissetmesine yardım eder.

DUYGULARA YÖNELİK YÖNTEMLER

I- Hayata deneyimci yaklaşım:
Doğruluğundan emin olunmayan bilgileri doğru olarak kabul etmemek, duyguları olumlu yönde etkiler. Annenizin yüzünü asık gördüğünüzde onun size kızgın olduğunu düşünüp üzülebilirsiniz. Annenizin yüz ifadelerini yorumlama biçiminiz, sizde olumsuz duygulara yol açmıştır. Oysa gerçeği öğrenmek için annenize sorduğunuz zaman yorgun olduğunu öğrenebilirsiniz. Bu durumda üzülmek yerine ona yardımcı olabilirsiniz.

II-Duyguları diğer insanlarla paylaşmak: Bireyin başından geçen kötü bir olay nedeni ile yaşadığı duyguları içine atması, o duyguların sürekli olarak etkisini sürdürmesine neden olur. Arkadaşınıza sözleri nedeni ile kırgınsanız ve bunu ona söyleyemiyorsanız, kızgınlığınız davranışlarınıza yansıyacaktır. Oysa duygularınızı arkadaşınızla paylaşırsanız, durumu çözümler ve gerginliği ortadan kaldırırsınız.

(c) Duruma bağlı yöntemler

Birey bazı davranışlarını değiştirerek içinde bulunduğu durumu olumlu hale getirebilir. Bu yöntemler şunlardır:

I- Problem çözme becerilerini geliştirme, insanın stresle baş etmesinde etkilidir.

II-Zamanını iyi kullanmak, gerginlik içine girmeden yetişmesi gereken işlerin tamamlanabilmesi için yararlıdır.

III- Durumu belirgin hale getirmek için araştırma yapmak, değişmelere hakim olmayı sağlar.

RUH SAĞLIĞININ KORUNMASINDA
BAŞVURULABİLECEK MESLEK UZMANLARI VE KURULUŞLARI

Her insan, zaman zaman problemlerini çözmede zorlanır. Eğer bu zorlanma uzun sürüyorsa ruh sağlığını korumak için yardım almakta yarar vardır. Bu konuda yardım verebilecek kişiler psikologlar ve psikiyatristlerdir. Psikologlar, insan davranışı hakkında temel eğitim almış kişilerdir. Psikologlar uzmanlık alanları doğrultusunda bireye yardımcı olurlar. Bireyin kendini tanımasında, problemlerini çözmesinde ve yaşamını yönlendirmesinde yol gösterirler. Bireyin ruh sağlığının korunmasında etkili olan çalışmalar yaparlar. Klinik alanda çalışan psikologlar, psikoterapi yöntemi ile davranış bozukluklarını giderirler. Psikiyatristler ise tıp eğitimi aldıktan sonra akıl hastalıkları konusunda uzmanlaşan kişilerdir. Bu kişilere ulaşmak için, rehberlik ve araştırma merkezlerine, hastanelere başvurulabilir.
Okul rehberlik servisleri de bu alanda hizmet veren kuruluşlardır. Burada çalışan rehber öğretmenler, öğrencileri tanımak için bilgi toplar. Onların başarılarını artırmak, kişiliklerini olumlu yönde etkilemek için programlar geliştirirler. Öğrencilerin problemleri ile ilgilenirler. Öğrenciler kişisel problemleri olduğunda, başarısız olduklarında, eğitimlerini yönlendirmek istediklerinde rehberlik servislerine başvururlar. Rehberlik servisi gerekli gördüğü zaman öğrenciyi hastaneye ya da psikiyatriste gönderir. Eğer bireyin uyumu tamamen bozulmuşsa ve iyilik halini kaybetmişse doğrudan doğruya bir psikiyatriste ya da hastaneye giderek yardım isteyebilir.

 






 

Yorum Yaz